| Aşk Hikayeleri Sadece Yaşanmış Aşk Hikayeleri |
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Göz Rengimize Göre Fal | BeYz@ | Sohbet ve Serbest Kürsü | 9 | 19-06-2008 18:59 |
| Dişe Göre Diş Fırçası | Forumcu7 | Resimler | 3 | 29-05-2008 16:20 |
| Bağırmayanı Süründürürüm Ona Göre | Forumcu6 | Resimler | 3 | 27-03-2008 17:26 |
| Saç Yapısına Göre Öneriler | Forumcu6 | Saç Bakımı | 0 | 19-10-2007 14:28 |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | |
|
Onbaşı
![]() Üyelik tarihi: Aug 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 143
|
Malum olduğu üzere Türkçe’mizde “sevi” kelimesiyle karşıladığımız aşk, bir şeye karşı duyulan aşırı bağlılık, sevgi, istek demektir. Aşk bu dünyaya ve uhrevî hayata ait olmak üzere iki çeşittir. Aşk-ı mecâzî, aşk-ı ilâhî. Aşk-ı mecâzî dünya nimetlerine ve zevklerine duyulan bir aşktır ki, Mevlâna’ya ve diğer mutasavvıflara göre aşağılık ve geçici bir bağlanmadır. Yine Mevlâna’ya göre asıl tutulması gereken yol ilâhi aşktır. Yani
’a duyulması gereken sevgi ve muhabbettir. “Aşk, kimseye ihtiyacı olmayan ’ın sıfatlarındandır, ondan başkasına aşık olmak mecazi aşktır; gelip geçici bir hevestir” diyen Mevlâna’ya göre; ’tan başka her şey yok olacağı için, yok olan şeylere duyulan aşk da gerçek aşk olmayacaktır. Yani yok olan şeylere bağlanmak boştur. Gerçek aşkı bu şekilde tarif eden Mevlâna, şiirlerinde de kendi aşkını sık sık dile getirir ve şöyle der: “Berrak sudan daha temiz bir aşkım var. Bu aşk oyunu şehvetle ilgili olmadığı için bana haram değildir. Aşk başkalarını şekilden şekle sokar, hâlden hâle kor. Halbuki benim aşkım geçici olmadığı gibi sevgilime de zevâl yoktur. O ölümsüzdür.” Yine başka bir şiirinde, aşkı şöyle yüceltir: “Biz ilacımızı aşkta bulmuşuz. Her an kanımızı aşk uğruna saçmışız. Bizim her nefesimiz aşka doğru gider. Her nefesimizde aşk kendi nefesini bulur. Aşk, nefesini bizimle alır, bizimle verir.” Kendi aşkını bu şekilde tarif eden Mevlâna, yine ilahi aşkı tarif ederken şu cümlelere yer verir: “Aşk göklere uçmak, her an yüzlerce perdeyi yırtmaktır. Aşk öncelikle kendini nefsin isteklerinden kurtarmak, nefsânî yollardan yürümekten vazgeçip, dünya nimetlerini görmezlikten gelmektir. Aşk, geldiği ve tekrar döneceği mekânı düşünmesi ve insanın kendini tanımaya çalışmasıdır.” Yine Mevlâna’ya göre; akıl bu aşkı anlayamaz ve gerçek âşık olmayan kişi de bu âşıklığın tadını ve özelliğini bilemez. Kalem bile bu aşkı yazmaya kalksa ortadan yarılır, işi yarım kalır. Mevlâna aşksız geçen ömrü ömürden saymaz ve bu ilâhî aşkın insana neş’e ve rahatlık verdiğini söyler. Yani insan bu dünyanın aşkına kavuşunca nasıl sevinir, mutlu olursa gerçek âşıkları da mânen Hakk’a ulaşınca dertlerinden kurtulur neşelenirler. Adeta ölmeden önce ölürler. |
|
|
|
|