Ondokuz Forum > AŞK & ROMANTİZM > Aşk Hikayeleri > Hadi Bu Aşkın Adını Siz Koyun - Cengiz AKALIN
Aşk Hikayeleri Sadece Yaşanmış Aşk Hikayeleri


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ben Taa - Cengiz AKALIN ZaGoR_M Kendi Şiirleriniz 13 12-01-2012 02:26
Hadi Bana Yalan Söyle - Cengiz AKALIN ZaGoR_M Kendi Şiirleriniz 0 27-09-2008 15:44
Adını İsyan Koydum Aşkın SürgüN Alemcİ E-Kartlar 0 16-07-2008 01:48
Hayalin,Aşkın Ve Ben - Cengiz AKALIN ZaGoR_M Kendi Şiirleriniz 2 14-04-2008 00:22

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 17-10-2008, 22:07   #1
ZaGoR_M
VIP Üye
 
ZaGoR_M - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 913
REP Göstergesi
Seviye: 26 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 72 / 648
Güç: 304 / 8525
Deneyim: 94%

Paylaş
Good Hadi Bu Aşkın Adını Siz Koyun - Cengiz AKALIN



Onu ilk gördügümde henüz ilk okul beşe gidiyordum...Gözleri,güneşin denize vurdugunda,deniz mavisinin pırıldaması kadar güzeldi...Daha bende çocuktum,fakat o an içerimde hafiften bir titreme oldu...Sanki gelecek günlerin,yaşanacak çilelerin acı bir habercisiydi o an...Yıllar bir su gibi akıp gidiyor ve benimde ona olan aşkım patlamaya hazır bir volkan gibi şişiyor,günden güne büyüyordu...Nihayet orta okul ikiye başlamıştım.O da orta okul bire gidiyordu...Onunla aynı sınıfta okumayı o kadar çok istiyordumki.Hiç bir şey düşünmeden o yıl sınıfta kalmak için herşeyi yaptım ve nihayet karneleri aldıgımızda sınıfta kaldıgımı gördügümde neşe ve sevinç içerisinde,koşarak eve gittim...Tabiiki ev halkı sınıfta kaldıgıma inanamadılar ve üzüldüler...Fakat ben tam aksine çok sevinçliydim...Bu yaptıgımı anneme anlattım.Annem önce kızdı fakat daha sonra gülmeye başladı.Demekki benim deli birisi olacagım o günlerden belliymiş.Çünkü annemde bana deli çocuk demişti...

O aslında komşumuzdu,hergün zaten görüşüyorduk,o bize geliyordu ben onlara gidiyordum...Fakat bu bana yetmiyordu,her anımın her dakikamın onunla geçmesini istiyordum...Bunuda nihayet başarmıştım...Okullar açıldıgında nihayet onunla aynı sınıftaydım.Kafamı her çeviripte baktıgımda o güzel ve gülen yüzünü hep görüyordum...Bazı akşamlar beraber ders çalışıyorduk...Fakat ona onu sevdigimi söyleyememiştim.Ya beni istemesse ya benimle bir daha görüşmezse korkusu beni hep durdurmuştu...
Bir gün benden Türkçe kitabını istemiş ve bende vermiştim...Aradan biraz zaman geçmiştiki kitabı getirdi.Kitabı verirkende hafiften gülümsedi.Ne zaman onu gülerken görsem içim bir tuhaf oluyordu...Kitabı aldım içeriye girdim...Az önce bu kitabı tutuyordu,buda benim için mutluluktu...Çıtırdayarak yanan sobanın yanına oturdum,kitaba bakarken içerisinden küçük bir resim düştü...Bir an kalbim duracak sandım...Resimi yerden almaya cesaret edemiyordum...Resimin arka yüzü bana dönüktü...Yavaşça yerden aldım ve yavaş yavaş resimi çevirdim...Küçük siyah beyaz vesikalık bir resimdi ve kendi resmiydi...O anı hiç bir zaman unutamadım...zaten anlatmak istesemde anlatmam mümkün degil...O an anlatılamaz sadece yaşanır...Böyle bir mutluluk,böyle bir sevinç,böyle bir heyacan olamaz...Resime saatlerce baktım...Bana resmini vermişti...Aman Tanrım bana resmini verdi...Yoksa oda benimi seviyordu.Yoksa oda banamı aşıktı...Bunu up uzun yıllar geçti halen çözemedim...

Ertesi gün sabah erkenden kalktım,kapının önüne çıktım ve onu beklemeye başladım...Sarı saçları arkadan örgülü,üzerinde kareli desenli renkli montuyla dışarı çıktıgında,kalbim yerinden fırlıcakmış gibi oldu...Günaydın demem sanırım bir dakika sürmüştü...Bana baktı gülümsedi,hafiftende yüzü kızarmıştı...Bense anca günaydın diyebilmiştim...Okula gidene kadar hiç konuşmadık.Ne o birşey söyleyebildi,nede ben...Sınıftada konuşmadık...sadece göz göze geldigimizde,hafiften gülümsedik,fakat uzun süre göz göze bakamadık...Ben artık kafama koymuştum ve onu sevdigimi söylüyecektim...Onu sevdigimi söylemem bu olaydan sonra okulların kapanıp,tatile girmesinden sonra oldu....

Bizim köyedeki evin bahçesi çok büyük...İçerisinde güllerin,meyvaların oldugu,geceleri bülbüllerin şarkılar söyledigi,bahçenin ortasından suyun aktıgı ark,ark'ın kenarında ise onların bahçesini sınırlayan,bahçe duvarı var...İşte bir pazar sabahı o ark'ın kenarına inmiştim.Meyva ağaçları çiçek açmıştı ve her yer mis gibi çiçek kokularıyla bürünmüştü...Yan tarafta onların bahçesinden seslerin geldigini duydum...Yavaşça duvarın dibine geldigimde,ark'ın kenarında kız arkadaşıyla oturdugunu gördüm...Günaydın diyerek selamlaştık...Bugün onu sevdigimi söylemem lazım dedim kendi kendime...uzun bir süre sohbet ettik,okuldaki yaramazlıklarımızı anlattık..O gün çok güzel geçmişti...O güzel günün akşamında kısa bir mektup yazdım ve kız kardeşimle ona gönderdim...Az sonra kız kardeşim üzgün bir yüz ifadesiyle yanıma geldi...Çok kızdıgını söyledi...İşte o an benim yıkıldıgım bir andı...Çok üzgündüm,kız kardeşim bana moral vermeye çalışıyordu...O gece sabah nasıl oldu hiç hatırlamıyorum...

Her sabah onu görmek heyacanı varken bende,o günün sabahında ondan kaçmaya başlamıştım...Korkum,bir daha benimle konuşmaz diyordum...Bahçe tarafındaki odaya girdim,akşama kadar orada müzik dinleyerek bana verdigi resmine baktım...Akşam üzeriydi kardeşim koşarak abi bize geldi koş hadi dedi...Fakat bende adım atacak cesaret yoktuki...Gitmedim,gidemedim...O yıllarda televizyon her evde yoktu...Bize televizyon izlemeye gelmiş...Fakat ben gidemiyordum...Babam o yıllarda hac'ca gitmiş ve gelirkende küçük bir kaset çalar getirmişti...O zamanların en güzel müzik seti...İşte o kaset çalarla müzik dinlemeye devam ettim...Müziklerde eskilerin arajman müzikleri...Cici kızların delisin şarkısını açmıştım ve onu dinliyordum...İşte o anda kapı açıldı ve içeriye kız kardeşimle birlikte girdi...Şaşırdım,konuşamadım...Yüzünede bakamıyordum...Fakat o sanki hiç bir şey olmamış gibi gülüyordu...Seside çok güzeldi ve çalan şarkıya eşlik ediyordu...İşte o an benimde keyfim yerine gelmişti...

Ona olan aşkım bu şekilde yıllarca devam etti...Bakışlarında sevgi vardı,aşk vardı fakat asla o sevgi vede aşk dudaklarından dökülmemişti...Ben ilk okul dörde kadar Istanbul'da okumuş ve daha sonrada köye taşınmıştık...Onun içinde ben daha sonra Istanbul'a gelmeye karar vermiştim...O ise okumaya devam ediyordu...Istanbul'da amcamlarda kalmaya başlamıştım...Amcamın çocugu yoktu ve beni çocugu gibi severdi...Bir gün eve geldigimde yengem bana cengiz sana bir mektup geldi dedi..Bende mektubu aldım...Aman tanrım! olamaz!!! Zarfın üzerinde onun ismi yazılıydı...Kalbim yerinden fırlayacak sandım...Ellerim başladı titremeye,ayaklarımın adeta bagı çözüldü sanki...Ayaklarım dizlerimden kendiliginden büküldü...Zorla oturabildim...Yengem beni öyle görünce çok korktu..Ne oldu diye soruncada sana bahsettigim kız göndermiş yenge dedim..Oda gülümsede,ilahi deli çocuk açıp okusana o zaman ne duruyorsun dedi...Titreyen ellerimle zarfı açtım ve başladım okumaya...Beni sevdigini,beni çok özledigini yazıyordu...
Mektubun sonunda ise " kendine iyi bak...Dudaklarından öpüyorum" yazılıydı...Bu en son satır beynimi uyuşturmuştu...Bu bir şaka olabilirmiydi..Olması mümkün degil çünkü bu yazı onun yazısıydı...
bana ona mektup yazabilecegi birde adres vermişti...Hemen mektuba karşılık mektup yazdım ve gönderdigi adrese yolladım...Zaten adreste okudugu okulun adresiydi...İşte benim o mektubum okul müdürünün eline geçmiş ve neredeyse o mektup onun okuldan atılmasına sebep olucakmış...

Benim artık askerlik çagım gelmişti,fakat ben hep onunla yatıp onunla kalkıyordum...O mektubunu hep okuyup,bana verdigi o siyah beyaz olan vesikalık resmine bakıyordum...Askere gidecegim için tekrar köye gittim...Onu bir kaç kez gördüm fakat hep o okul yıllarında oldugu gibi bakıştık ve gülümsedik...Nihayet ben askere gitmiştim...Dagıtım izninde geldigimde ise,onun anne ve babası yoktu ve dedesiyle birlikte kalıyordu...Dedeside ölünce büyük şehrin birisinde yaşayan dayısının yanında kalmaya başlamış...Ondan dolayıda o zamanda görememiştim...Ona olan aşkımı annemde,babamda,kardeşlerimde ve hatta tüm sülalem biliyordu...İznim bitip askere geri gitmiştim...Her mektup geldiginde dua ediyordum inşallah ondandır diye fakat hiç bir zaman mektubu gelmedi...Artık babamın gönderdigi mektuplardada onla ilgili hiç bir şey yazmıyordu...Ben ısrarla her attıgım mektupta ne kadar sorsamda hiç bir bilgi gelmedi...Nihayet askerligim bitmişti...Istanbul'da yaşayan amcam bana önce buraya gel,buradan beraber gidelim köye demişti...Bende öyle yaptım ve amcamla beraber köye gittik...

O gün tüm sülale bize geldi...Çünkü beni çok seviyorlardı...Fakat ennemin ve babamın yüz ifadeleri çok farklıydı...Bir şey vardı ama neydi bu...O günün akşamında evde hep beraber sohbet ederken,diger amcamın eşi olan yengem,gördünüzmü onun ceyizini diyince,tüm gözler bana çevrildi...Annem o yengeme kızgın bir şekilde baktı...Yengeminde agzından kaçırdıgı her halinden belliydi...İşte o an,o an benim hayatımın yok oldugu an,ömrüm boyunca unutamayacagım o an...Sadece yengeme şaşkın bir yüzle bakarak kimin ceyizi kimin dedim...Annem oglum o dün gelin oldu dedi...Amcamın neden ısrarlı Istanbul'a beni çagırdıgı belli olmuştu...Direk köye gitseymişim dügününe gidicekmişim...Onuda engellemiş oldular...

O an sadece ayaga kalktıgımı hatırlıyorum...O anla arkamdan abi abi diye erkek kardeşimin bagırmasıyla,kendimi köyün çıkışındaki mezarlıgın önünde buldugum anı hiç hatırlayamıyorum...Mezarlıgın önüne giderken,köy meydanından geçmişim...Herkez bana Cengiz hoş geldin diye bagırmış ama ben hiç bir şey duymamışım...Ben evden çıkarkende babam,erkek kardeşime sende peşinden git demiş...

Aradan bir yada iki ay geçmişti...Bu süre içerisinde ben kendimi içkiye vermiştim..Neredeyse içmedigim gün yoktu..Her seferinde babam bana oglum yeter artık başka kızmı yok desede fayda etmemişti...Yine böyle bir gün eve geldim...O gece eve gelmemiş ve geceyi dışarıda geçirmiştim...Tam eve giricem annem bana,hadi git azdaha dolaş eve öyle gel dedi...Oysa annem her seferinde hemen yemek hazırlar ve bana ögütler verirdi...Pekiyi şimdi neden böyle diyordu neden...Anneme neden anne birşeymi var dedigim halde yok birşey şuan misafir var daha sonra gel dedi..İyide anne bende bu evde yaşayan birisiyim varsa var dedim..Annem ısrarla gelme desede şüphelendim ve eve direk odaya daldım...

Birden başım döndü,gözlerim doldu,bacaklarım titremeye başladı...O bizim evdeydi..Yanında eşiyle birlikte gelmişlerdi...Kapıda o halde kaldım...Annem hemen ne var bu kadar içicek,bak ayakta duramıyorsun diyerek eşinin dikkatini çekmesin diye beni tutup sandalyeye oturttu...Ben o an sanki küçücük bir çocuktum..Konuşmayı bilmeyen yürüyemeyen bir çocuk...Annem oglum hoş geldin demicenmi dedi,zorla hoş geldiniz dedim fakat nasıl dedigimi bilemiyordum...Bana nasılsınız demişler fakat kulaklarım ugulduyordu...Duymadımki...Annem beni bir dürttü ve sana nasılsın diyorlar dedi...Önce annemin gözlerinin içerisine baktım,gözleri dolmuştu...Göz kapaklarını kapatsa yaşlar boncuk boncuk akıcaktı...İşte o an bende dolmuştum...Teşekkür ederim iyiyim diyebildim...Biraz zaman geçincede siz nasılsınız dedim...Gözlerimi karşı dolaba çevirdigimde orada dolabın üzerinde duran kanyagı gördüm...Babam annem grip oldugunda anneme almıştı...Yarım çay bardagı çaya katıpta içtiginde ve hemen yattıgında terletiyormuş ve iyileşiyormuşun...Fakat annem onu içemedi ve oraya koymuştu...Hemen dolabın iç kısmında bulunan aynaya baktıgımda onunla göz göze gelmiştik...İşte o an gözlerindeki o eski ışıltıyı göremedim..Bir hüzün vardı,bir burukluk vardı...Göz kapaklarımdan aşagıya göz yaşım süzülerek indi oradan dudaklarıma kadar ulaştı...İçimi bir sıkıntı bastı...Hemen ayaga fırladım,o kanyak şişesini aldım ve burası beni boguyor dedim...Annem anlamamış gibi oglum camı açıyım dedi...Bende anne odanın havası degil beni bogan...Beni odanın içindeki boguyor dedim ve hızla ark'ın kenarına indim...Şişedeki kanyagı içtim...Bahçe duvarından onların bahçesine baktıgımda yıllar önce onunla orada konuştgum anı yaşadım...Ne kadar güzel gülüyordu...Gözleri ne kadar güzeldi...

Artık köyde duramazdım...Gerçi onlarda büyük şehrin birisinde yaşıyorsu fakat,her baktıgım yerde onu görüyordum sanki...Ertesi günü Istanbul'a geri gittim...

Aradan bir sene geçmişti...Ve ben köye gezmeye gitmiştim...Bir kaç gün sonrada şehire gezmeye gittim...Orada halamın eşi olan eniştemin bir iş yeri vardı...Oraya gittim biraz sohbetten sonra ben bir gazete alayım dedim ve iş yerinin yan tarafındaki caddeden karşıya geçip bir gazete aldım...Tekrar karşıya geçmek için caddenin kenarına geldigimde içerimde tarifi imkansız bir heyacan oluştu...Sanki birisi beni izliyordu,sanki birisi bana bakıyordu...Bir ayagım caddeye inmiş bir ayagım ise kaldırımdaydı...O haldeyken başımı kaldırıp caddenin karşısına baktıgımda,gözlerimden yaşlar ansızın süzülüp iniverdi...Hemen caddenin karşısında,hemen hemen beş metre kadar karşımda kucagında bir çocukla o vardı...Bana bakıyordu,oda o halde kalmıştı...Yanındada başka tanımadıgım bayanlar vardı...Fakat sanki oda donup kalmıştı...Gözlerinde ve yüzünde o eski halinden eser yoktu...Gözlerinin içi gülmüyordu...Ne kadar zaman o halde bakıştık hatırlamıyorum...hatırladıgım tek şey,gözlerimden akan yaşların ayakkabımın üzerine şıp şıp diye damlamasıydı...

İşte onu gördügüm en son zaman o gündü...Bir dahada görmedim...Hani derler ya çocukluk aşkı diye...Bilmiyorum bu çocukluk aşkımı,yoksa çocuklukta başlayıp büyüyen bir aşkmı...

Hadi bu aşkın adını siz koyun...


YAZAN:Cengiz AKALIN



ZaGoR_M isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17-10-2008, 23:12   #2
ZaGoR_M
VIP Üye
 
ZaGoR_M - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 913
REP Göstergesi
Seviye: 26 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 72 / 648
Güç: 304 / 8525
Deneyim: 94%

Paylaş
Standart Cevap: Hadi Bu Aşkın Adını Siz Koyun - Cengiz AKALIN

Sevgili Osman öncelikle iyiki varsın diyecegim sana...Çok teşekkür ederim arkadaşım...Müzik beni yıllar öncesine alıp götürdü...Ellerine ve emegine saglık...İnan okurken,müziginde etkisiyle o günleri yaşadım...Tekrar tekrar teşekkür ederim....
Yüzünden gülücük,gönlünden sevgi,kalbinden aşk,hayatından saglık ve mutluluk eksik olmasın..Herşey gönlünce olsun...
ZaGoR_M isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17-10-2008, 23:18   #3
Osman
SİTE YÖNETİCİSİ
 
Osman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Yaş: 42
Mesajlar: 14,591
REP Göstergesi
Seviye: 73 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 2707 / 2707
Güç: 4863 / 23828
Deneyim: 20%

Paylaş
Standart Cevap: Hadi Bu Aşkın Adını Siz Koyun - Cengiz AKALIN

Sevgili Cengiz bu güzel sözlerin için öncelikle sana çok teşekkür ederim beni çok duygulandırdın.
Asıl biz sana iyi ki varsın iyi ki bizimlesin diyoruz. Bu güzel eserleri birinci elden hak sahibinin paylaşması bizi çok mutlu ediyor.
Her paylaşımın ayrı bir güzel.
Bu paylaşımın adı ''Çocuklukta başlayıp büyüyen aşk'' hikayesi.Ama sonu mutsuz biten bir aşk hikayesi...
Eline gönlüne kalemine sağlık...
İmzası




Osman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18-10-2008, 00:03   #4
_arkadaş_
VIP Üye
 
_arkadaş_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1,784
REP Göstergesi
Seviye: 35 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 244 / 859
Güç: 594 / 8663
Deneyim: 37%

Paylaş
Standart Cevap: Hadi Bu Aşkın Adını Siz Koyun - Cengiz AKALIN

Ulaşamamış olmanın verdiği bir duygu. Elbette sevgi mutlaka var.Belki bir aşk yaşasaydınız bu kadar sürmezdi diye düşünüyorum.

Çok güzel kaleme almışsınız yaşanmışlığınızı, teşekkür ediyorum.
_arkadaş_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Hizli Erisim


WEZ Format +2. Şuan Saat: 16:15.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright ©2005 - 2009 Ondokuz.Net