| Aşk Hikayeleri Sadece Yaşanmış Aşk Hikayeleri |
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bir Göz Yaşı Daha Bıraktım Sana | Osman | Aşk Hikayeleri | 4 | 31-08-2009 17:40 |
| Geri Gelsen de Artık Kapılar Bir Daha Sana Açılmaz | Osman | Aşk Hikayeleri | 2 | 26-02-2009 08:04 |
| Sana Seni Yazıyorum | Valetta | Aşk Hikayeleri | 3 | 02-02-2009 20:40 |
| Bu Gece de Yazıyorum | NefiSs | Aşk Hikayeleri | 5 | 27-01-2009 18:55 |
| Bugün Daha Çok İhtiyacım Var Sana | Osman | Aşk Hikayeleri | 0 | 31-10-2008 00:59 |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | |
|
AsTeğmen
![]() Üyelik tarihi: Feb 2010
Yaş: 40
Mesajlar: 395
|
Anlarsın Umuduyla Sana Bir Kez Daha Yazıyorum ![]() ![]() anlamadığını bildiğim halde sana biriktirdiğim satırları anlarsın umuduyla sana bir kez daha yazıyorum...![]() seni seviyorum! aslında dilimden çıkması gereken en güzel ve en kolay sözcük bu ama sen sade sevmezsin hemen yanlış anlar "bu kadarcık mı" diye sorarsın sözcüklerimin yetmediği bir dilde "senden başka kimseyle yaşlanamam" sözüm gelse aklıma yüzünde minik bir gülümseme oluşur yine yanlış anlarsın.... ![]() Sana şiirler yazarım en güzel bestelerimi senin için söylerim satır aralarına gizlediğim gamzelerini dudaklarının kenarına iliştiririm ama yine yanlış anlar "nasıl yani" dersin... sensiz geçen zamanı yaşanmamış sayar seni görmediğim anlarda âmâ olduğumu yıkık dökük bir limanda martılara anlattığımı söylerim ama anlamazsın eksik kalır sevgime yetişemez tırnak içine aldığım cümleler... ![]() şehir susar ben susarım... sen susarsın aşk susar... senden sonra bir bir mısralarım kendini asar bir uçurum kenarından duygularım atlar dudaklarımdan çıkmayan sözcükler yüreğimi yaralar derim ama yine anlamazsın... ![]() kaldırım taşlarında ararım gölgeni "ıssız bir çölde beklerim yıllarca gelmeyecek sevgi sözcüklerini" derim yine beni yanlış anlarsın... sen hep beni yanlış anlarsın biliyorum sade olacak senin için ama seni seviyorum... Gürkan Akan |
|
|
|
|
|
|
#2 | ||
|
VIP Üye
![]() Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 2,048
|
Yargılamadan anlayabilirmiyiz sevdiklerimizi, onu sadece o olduğu için sevebilirmiyiz, ya da susarak en güzel cevabı verebilirmiyiz, kim bilir belki...
|
||
|
|
|
|
|
#3 | |
|
AsTeğmen
![]() Üyelik tarihi: Feb 2010
Yaş: 40
Mesajlar: 395
|
Alıntı:
Sevgili Okyanus Yürekli acizane bu konuda kendi fikirlerimi belirteceğim.... Sevgiliyi yargılamak...sorgulamak seven insanın harcı olmasa gerek.Konuya iki farklı bakışla açıklık getirmeye çalışacağım. 1)Müşrikler Sıddıkı Ekber Efendimize ;Senin arkadaşın Muhammed (S.A.V)Peygamber olduğunu söylüyor diye alay ettiklerinde,Hz.Ebu Bekir Efendimiz O'mu dedi,O demiş se doğrudur,tasdik ediyorum bende diyerek sırf O olduğu için,sevdiği için tasdik ederek Sıddıkıyet makamına (Peygamberliğin bir alt makamına) yücelmiştir. 2) Seven bir insan tüm bildiklerini ve tüm ilmini yokluk deryasına atmadıkça asla sevemez.Tüm ler Hiç e rucu etmedikçe sevgi olmaz.Binler bir e rucu etmedikçe sevgi olmaz.Akıl terazisi Aşk terazisinin üstünde durdukça sevgi olgunluğa erişmez.Çünkü sevgi akıl ile olmaz Ruh ile olur,gönül alemi ile olur.Akıl ile sevenlerde her zaman yargılamalar,sorgulamalar var olacaktır. Susma işine gelince ; Seven sağırdır,dilsizdir,kördür...Sevgide öyle bir makam vardır ki buna Sukut makamı diyorlar,O makam da dil lal edilip sadece beklenir.İnsan sustuğu zaman gönül aleminde mutlaka bir seda nın fırtınalarının çıkardığı o güzel kelam ötesi,kalem ötesi nameleri duyacaktır....O nameler insan içindeki saf ve temiz nameleridir.... saygılarımla..... |
|
|
|
|
|
|
#4 | ||
|
VIP Üye
![]() Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 2,048
|
(1) Diye başladığınız konu için...
Efendimiz (s.a.v.) geceyi Ümmü Hani'nin (Ebu Tâlib'in kızı, hazret-i Ali'nin kız kardeşidir) evinde kaldı... Bir vakit kalkıp gece namazı için Kabe'ye gitti... Bir süre sonra uyku bastırdı ve uyuya kaldı... Hz. Cebrail, gelerek Efendimizi (s.a.v.) kaldırdı ve Sidretül-Münteha'ya oradanda Kab-ı Kavseyine gittiği günün sabahında... Kafirlerden bir grup Hz. Ebu Bekir'in yanına gitti ve şimdi ne düşüneceksin, senin arkadaşın dün Kudus'e gidip orada namaz kıldığını söyledi sen ne diyorsun dediler... Hz. Ebu Bekir r.a da, " Eğer O' söyledi ise doğrudur, bunda şaşılacak ne var" dedi... Ve Efendimizin yanına giderek herkesin içinde tastik etti... Ve bu olaydan sonra, Rabb'ül Aleminin izni ile Hz. Ebu Bekir'e Sıddık ismi verilmiştir... (2) İfade ettiğiniz konunun içinde kişi ruhu ile sevmelidir diye ifade etmişsiniz... Bir gün Efendimiz (s.a.v.), Hz. Ali'ye 'ı seviyormusun diye sorar evet der Hz. Ali ardından, Peygamberini seviyormusun diye sorar... Evet der Hz. Ali, ardında yine sorar ve Eşini ve çocuklarını seviyormusun diye sorar... Evet der Hz. Ali...Efendimiz ( s.a.v. ), peki ya Ali bu nasıl oluyor, bir kalp'de nasıl bu dört sevgi olur? Hz. Ali bir cevap veremez... Hemen Hz. Fatıma r.a validemizin yanına giderek durumu anlatır... Ve Hz. Fatıma'tül Zehra r.a der ki, Ya Ali (r.a) İnsan Kalbi ile 'ı sever...İnsan Ruhu ile Efendimizi sever... İnsan Yüreği ile eşini sever... İnsan gönlü ile de çocuklarını ve diğerlerini sever... İşte böyle bir Nebi Kızından böylesine güzel bir cevap Oysa; Faniye bir bedel bir BÂKİ vardır... Sevgi Ondan (c.c) gelmeyi ve yine O'na (c.c) dönmelidir... Kişinin sevgisi ne olursa olsun aslı sebebi yüreği dairesinde kalmalıdır... Kalp, Muhabbettullah'a yönelir ve ondan başlar sevmeye... Aşk sebebi muhabbettir... Sevgi ise ilgini sev' ile hoşnutluğun bir adıdır... Ben sevdiğimi (Acısını, hüznünü, sevincini v.b.) yüreğimde hisetmiyorsam ben seviyor değilim... Bu sadece insanların kendilerini ifade ettikleri Sevgi ya da Aşk kelimelerdir... ''Herkes dünyada iken kimi, neyi seviyorsa tabiî olarak orada onunla beraber'' (Ayet) Sevgi; güzellik, mutluluk, mükemmellik, hayranlık, seven, sevilen demek...“Sevgi şerri en az olan duygu.”(A.Hulusi) Samimiyetin hasılasıdır, sevgi... Burada sakın sevgi ile beğeniyi karıştırmayalım... Beğenen, beğendiğine sahip olmak ister; seven, sevdiğinde varlığını yok eder!!! (A. Baki) Güzel sözler iltifatlar değil, karşılıklı davranışlar belirler sevgiyi... Sevgi hiçbir beklenti olmadan; insanları, dağları, gökleri, yıldızları, yerde yürüyen karıncayı sevebilmektir… “Yaratılanı sevmektir, Yaratandan ötürü''... Sevgi bir tebessümdür yanaklarda, bir güzel sözdür dudaklarda, sevgi bir muhabbettir dostlarla, sevgi bir özlemdir uzaklarda, sevgi bir nurdur karanlıklarda, sevgi Hakk’ın evidir yüreklerde, sevgi vicdandır gönüllerde... İnsanı sevmek kendin için istediğini, karşındaki insan içinde isteyebilmek demektir... İnsanı sevmek, onu kırmamak adına susabilmek demektir... İnsanı sevmek, en kızmış olduğun kişinin bile yardımına koşabilmek demektir... İnsanı sevmek, içindeki ALLAH sevgisini öne çıkarıp benliğini, egonu yenebilmek demektir... İnsanı sevmek, dargın olduğun insana ilk önce selamı verebilmek demektir... En önemliside konuşmakla kalmayıp bunu hayatta uygulayabilmektir... Ne güzel bunu uygulayabilen bütün güzel insanlara sevgi ve saygılarımla...
|
||
|
|
|