| Serbest Kürsü Konu Başlığı Bulamadınızsa Buraya Paylaşabilirrsiniz. |
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| En Çok Merak Edilen 25 Soru | yağmurda ağlar | Sohbet ve Serbest Kürsü | 0 | 25-11-2009 00:53 |
| En Çok Merak Edilen Sorular | noname | Bunları Biliyor Musunuz? | 10 | 15-10-2009 11:46 |
| Şehirler Arası Yok Edilen Aşk* 2. paylaşım* | carcer | Silinen Mesajlar | 0 | 01-09-2009 15:47 |
| Şehirler Arası Yok Edilen Aşk | newin | E-Kartlar | 0 | 30-08-2009 21:50 |
| Merak Edilen Sorular | Forumcu1 | Genel Sağlık | 0 | 17-11-2007 11:46 |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | |
|
VIP Üye
![]() Üyelik tarihi: Aug 2007
Yaş: 53
Mesajlar: 2,454
|
TERSYÜZ EDİLEN RAMAZAN...
Biz bu yazımızda dışımızdaki güçlerin doğal tavırlarını değil; müslüman halkın Ramazan’la ilgili doğal olmayan tavırlarına değinmek istiyoruz. Hakk’ın dinindeki Ramazanın özellikleriyle halkın dinindeki Ramazanın özelliklerini örneklerle karşılaştırmak, böylece Ramazan aynasında kendimize çeki düzen vermenin gereğini hatırlatmak bu yazının amacı olacaktır. Hakk’ın dininde Ramazanın en önemli özelliği, bu ayın Kur’ân-ı Kerim ayı olmasıdır. Ramazan gücünü, şerefini ve güzelliğini Kur’an’dan almaktadır (2/Bakara, 185). Kur’an bu ayda indirildiğinden, müslümanların Kur’an’la bağlarını sağlamlaştırması Ramazan’daki ilk görevleridir. Okumayı bilmeyenlerin hemen öğrenmesi, bilenlerin Kur’an’ı çokça okuması ve anlamlarını öğrenmeye ve yaşamaya gayret etmesi, Kur’an’ı meal ve tefsiriyle okumaya çalışması, ’ın emir ve yasaklarını ilk elden öğrenmesi gerekmektedir. Kur’ân-ı Kerim’in ’ın Kitabı olduğuna iman eden insanlar, Kur’an âyetlerini bu Ramazan ayında nâzil oluyormuş gibi imanî bir heyecanla okumalı, dinlemeli ve üzerinde tefekkür etmelidir. Bireysel, sosyal, siyasal, ekonomik tüm problemlerin Kur’an’ı terk etmenin, onu tatbik etmemenin ürünü olduğunu, çözümün de Kur’an’ın tüm hükümleriyle hayata geçirilmesiyle mümkün olacağını unutmamalıyız. Ramazan, mü’minler için bir eğitim ayı olduğu gibi bir öğretim ayı da olmalıdır.Böyle olduğu halde, evlerimiz Kur’an kursuna dönüşmemekte, vaktimizi Kur’an ilimleri doldurmamaktadır. Halkın en dindarları, formalite icabı ve âdet olarak mukabele ile yetinmekte, düşünmeden, anlamadan, hayatına geçirme endişesi duymadan sadece lafzını hızlı bir şekilde okumakta ve Kur’an’a karşı görevin en fazla hatim etmekten ibâret olduğunu zannetmektedir. Ramazan, oruç ve az yeme ayıdır. Tıka basa yeme ayı, oburluk ayı değil; açlık ve mideyi dinlendirme, ruhu gıdalandırma ayıdır. Ramazan, zenginle fakiri en azından gündüzleri eşit yapar. Oruç, hayatın yalnız yeme-içme, bencil duyguları ve hayvanî arzuları tatmin etme anlayışına dayanmadığını öğreten bir ibâdettir. Oruç, fakirlik halini yaşamaktır. Sosyal adâlet fikrini, yardımlaşma duygusunu; açlık halini yaşatarak öğreten bir ibâdettir. Oruç sâyesinde zengin mü’minler de beden ve ruh yönünden fakirliğin sınırları içinde yaşarlar. Tok insanın açın halinden anlamasını kolaylaştırır oruç. Açlık ve sabır ayı olan Ramazan, halk açısından tıkınma ayıdır. Günler öncesinde piyasa canlanır, koşturmacalar başlar, gıdalar Ramazanda midelere havâle edilmek için evlere yığılır, depolanır. Kadınlar, Kur’an okumaya ve nâfile ibâdete, kültürlerini arttırmaya vakit ayıramasınlar diye mutfaklara hapsedilir; yağlılar, börekler, çörekler, Ramazan yemekleri adı altında bitmeyen uğraşlarla meşgul edilir. Medya “Ramazan Yemekleri” ve “Yemek Târifeleri” programları yapar. Ramazan, nefisle cihad ayıdır, olgunluk ve sabır ayıdır. “...Oruç sabrın yarısıdır...” (Tirmizî, Deavât, 86, 87), “Oruç bir kalkandır.” (Buhârî, Savm 9; Tirmizî, İman 8 ). Oruç, irâdelerimizi güçlendirir. Sabır ve sebâtımızı arttırır. için iş yapmayı, zorluklara göğüs germeyi öğretir. Zorluklara dayanabilme, nefsin isteklerini geri çevirebilme ayıdır bu ay. Ruhumuzu eğittiğimiz bir aydır Ramazan. Dilimizin okumaya, beynimizin bilgiye yöneldiği, gönlümüzün İlâhî huzurla coştuğu, benliğimizin her çeşit ibâdete koştuğu bir aydır, öyle olması gerekir.Günümüzün manzarası ise; “oruç kafası” diye nitelenen sinirlilik, acelecilik, iftar öncesi telâş ve özellikle trafikteki keşmekeşlik ve kazâ yoğunluğu... Tek kelimeyle sabırsızlık ve stres... Sebep olarak gösterilen iftirâ da hazırdır: “Oruç kafası!” Oruç insanda sabır kapılarını sonuna kadar açar, açlık da insanı olgunlaştırırken; insanımız bırakın oruç tutmanın hakkını vermeyi, aç bile kalamamış, akşam tıka basa yedikten sonra, sahurda da gün boyu hazmedilemeyecek yağlı ve hamur işleriyle kilo arttırmaya çalışmıştır. Buna rağmen sinirlenmenin ve sabırsızlığın suçu oruca yüklenir, bir ibâdete hiç bağdaşmayacak kadar çirkin ve yalan şekilde iftirâ atılır. Dinlenme değil, “din”lenme ayı olması gereken Ramazanda daha bir tembellik ortaya çıkar, uyku ve uyuşukluk ile, geyik muhabbetleriyle, işi rolantiye alıp boş vakitle israf edilir bu değerli günler. Ramazan itikâf ayıdır. Ramazan ayının son on gününde itikâfa girmek sünnettir. “Hz. Peygamber, Ramazanın son on gününde, vefatına kadar itikâfa girdi. İrtihalinden sonra da zevceleri itikâfa devam ettiler” (Buhârî, İtikâf 1). Halkın Ramazanında itikâf yoktur, hatta adını bile telaffuz etmekte zorlanır insanımız. Câmi cemaatine anket yapılsa, “itikâf nedir?” diye, bilenler çok az çıkacak, onlar içinde de uygulayanlar hemen hiç bulunmayacaktır. Ramazan İbâdet ve Mâneviyat ayıdır. Ramazan takvâ ayıdır. Oruç, yüce dinimizin haramlarından korunup sakınma duygularını, yani takvâyı geliştirir (Bakara, 183). Mü’min, bu önemli faydayı da sağlamak için, günah davranış, söz, işitme ve bakışlardan korunacak, sakınacaktır. Oruç, ruhî ve ahlâkî bir eğitimdir. Ramazan tevbe ayıdır. Günahları terketme, kötü alışkanlıkları bırakma ayıdır Ramazan. Kendine dönme, âhireti tercih etme ve diriliş ayıdır. Bütün vücut organlarımızın, tüm duygularımızın da oruca ihtiyacı vardır, onlara da oruç tutturmak gerekmektedir. Ramazan; haramlara, şeytanî özelliklere, nefsimizin kötü isteklerine karşı bir sığınaktır, bir kaledir. Oruçla bu kaleye girilir. Ramazan; göz ve dillerini kontrol altına alarak ağızlarını kapayıp kalp ve gözlerini açmaya müslümanları hazırlıyor. İmsaktan iftara kadar geçen zamanda, Ramazan içinde bulunduğunu, oruçlu, yani ibâdet halinde olduğunu hatırlayan kimse, sanki ’ı görüyormuş gibi, yaptıklarını ölçülü ve güzel yapmaya çalışacaktır.Oruç, insana ibâdet için yaratıldığını hatırlatır, her dakikanın ’ın emir ve yasaklarına uygun olması için gayreti artırır, ruhu olgunlaştırır. Oruçlu insan Rabbini daha çok düşünür ve huzura kavuşur.Günümüzde Ramazanlar, dinî ve mânevî özelliklerinden soyutlanarak folklorik planda hayata yansıtılmaktadır. İnsanımızı yönlendiren düzen ve kurumları, belediyeler ve özellikle medya Ramazanı “ibâdet ve mâneviyât ayı” olmaktan çıkarıp eğlence ayı olarak değerlendirmektedir. Zekât ve sadaka ayıdır.Yardımlaşma, ihsan, ikram ve cömertlik ayıdır Ramazan. Fıtır sadakası vermek bu aya mahsus bir ibâdet olduğu gibi, hayır ve hasenâtı çoğaltmak da bu ayın eseridir. “Rasûlullah (s.a.s.) insanların en cömerti idi. Onun bu cömertliği Ramazan ayı girip de kendisiyle Cebrâil (a.s.) karşılaştığı zaman daha da artardı. Rasûlullah, Cebâil ile buluştuğunda insanlara rahmet getiren rüzgârdan daha cömert, daha faydalı olurdu” (Buhârî, Savm 7). “Hangi sadaka daha fazîletlidir?” diye sorulunca, en büyük insan; “Ramazan ayında verilen sadaka” buyurmuştur (Tirmizî, Zekât 28). Giderek dünyevîleşen, bireyselleşen insanımızın unutmaya yüz tuttuğu ikrâmı, misafir ağırlamayı, infakı hatırlatır ve yeniden alışkanlık haline getirtir Ramazan; iftarlarla, sadaka-i fıtır ve zekâtlarla, bu ayda fakirlere ekstra yapılan yardımlarla... Günümüzde kısmen yapılan bu ikram ve yardımlaşmalar, daha çok zenginlerin birbirini ağırladığı, tanınmış kimselerin sofralara dâvet edildiği, iftar ziyafetlerinde israf ve gösterişin hâkim olduğu bir tarzda olabilmektedir. Çevrede, hatta uzak yerlerdeki fakirlerin, dul ve yetimlerin iftarlara dâvet edildiğini, kendi evinde iftar ziyafeti kadar oralardaki sofraları donatmanın gerektiği unutulmaktadır. Bilmem kaç yıldızlı otellerin, başka toplantılarının içkisiz yapılmadığı balo salonlarında Fravun sofralarına benzer tarzda iftar, günümüz insanına has tuhaflık olduğu gibi, iftar ve Ramazan ruhuna da hakarettir. Ramazan, bir okuldur. Bu okulun namaz, oruç, fitre, Kur’an okumak ve dinlemek, çokça zikir ve duâ yapmak gibi dersleri vardır. Bu ayda geçmiş on bir ayın muhâsebesini yapan, geleceğe beden ve ruh olarak hazırlanan İslâm’ı yaşayan insanlar, bu ay sonunda ’ın rahmet ve rızâ diplomasını alırlar. Ramazan okulundan yararlanmak için, dinimizin tüm emirlerini yerine getirip haramlarından kaçan gerçek müslüman olmaya gayret etmek, ibâdetlere ve Kur’an’a sarılmak gerekir. Ramazan ayı, nefsimizi kontrol altına almayı, zorluklara ve arzulara direnip sabretmeyi öğrettiğinden, her çeşit haramları, kötü alışkanlıklarımızı da bırakmak, bu oruç ayında daha kolaylaşacaktır.Ramazan okuluna kaydolan öğrencilerin, hele başarıyla diplomasını alan ve gelecek on bir ay için gerekli donanımlara sahip olan kişilerin sayısının yeterli olduğunu kimse iddia edemez. Ramazan, kötü alışkanlıkları bırakmak için bulunmaz bir fırsattır. İçkiciler bile Ramazanda içmez veya çok azaltır. Cehennem kapıları kapandığı gibi, meyhane ve kimi haram eğlence yerlerinin kapılarına da Ramazanda kilit vurulur. Bir mü’min açısından Ramazan, hâlâ sigara gibi kötü alışkanlıkları varsa, sabahtan akşama kadar içmediğine göre, akşamdan sabaha kadar da içmeyebileceğini, irâdesine sahip olmanın çok da zor olmadığını kendisine öğretir. Sık sık çay içmeden, kahve keyfi yapmadan, çerez ve benzeri abur cubur atıştırmadan yapamayanlara, arada sırada yiyip içmeden edemeyenlere, bu alışkanlıklarından vazgeçmeleri için en güzel imkânları gösterir Ramazan. Az yemeyi, diyet ve rejimi, iştahı kontrol edebilme, yeme ve içme irâdesine sahip olabilme alışkanlıklarını kazandırır-kazandırmalıdır. Ramazan, para gibi maddî ve fânî şeyleri yüceltmenin yanlışlığını öğreten bir aydır. Kapitalist işverenler, ağır işler vermeye, işçisini ezip sömürmeye Ramazan’da da devam edecek, mesai ayarlamasına gitmeyeceklerdir. Laik düzenin, Ramazanda ayrıcalık göstermesi beklenmemelidir tabii; o yine askerler, memurlar, okullardaki öğretmen ve öğrenciler için iftar saatine uygun ayarlamalara, Ramazanın mânevî yapısına uygun düzenlemelere gitmeyecektir. Ama, müslüman iş adamları da çalıştırdıkları işçilere aynı zulmü yapıyorlarsa, Ramazan’ın özellik ve güzelliklerinden bahsetmeye hakları olmayacaktır. Ramazan, her şeyden önce Kur’an ayıdır, tefekkür ve muhâsebe ayıdır, diriliş ve devrim ayıdır, arınma, yenilenme ayıdır. İlim ve kültürle değerlendirilen, ibâdeti günün ve gecenin her dakikasına yayma gayreti gösterilen, mânevî özelliklerin, takvâ, sabır ve tevbenin öne çıktığı aydır. Namazlarını aksattığından mü’min olduğu tartışılabilecek kişinin, Ramazanla iman tazeleyip namazlı mü’min hale geleceği, namazlıların, namazı huşû ile ikame etmeye ve nâfile ibâdetlere alışabileceği bir ortamdır. Evet, Ramazan güzel alışkanlıkların edinileceği aydır. Terâvihler, nâfile ibâdetlere; sahurlar da teheccüd saatinde kalkıp gece namazına alışmak için büyük bir fırsat olduğu gibi; mukabeleler, Kur’an’sız ve Onun anlaşılması ve yaşanması için gayretsiz günün geçirilmemesi gerektiğini öğretir, alıştırır. Ne var ki, Ramazan’ı ters çevirip nazamar’a dönüştüren, farkında olmasa da Kur’an ayı’nı tahrif eden kimseler Ramazan’a rağmen değişememekte, Ramazan çeşmesinden kaplarını dolduramamaktadır. Rabbimizdan hem kendimiz, hem de liyakat kesbeden insanlarımız için bu Ramazanın yeniden dirilişlere, canlanış ve uyanışlara vesile olmasını, secde yerlerini gözlerimizden dökülen incilerle süslediğimiz sahur seccâdesinin üzerinde tüm içtenliğimizle isteyebilmeli, filimizle de bu duâya iştirak edebilmeliyiz. Ne mutlu, Ramazanı gereği gibi değerlendiren, Ramazanla hayırlara doğru değişenlere! Yazıklar olsun, imtihanda olduğunu unutup dünyayı sadece geçim ve seçim dünyası kabul edip ibâdetleri ihmal eden ve Ramazan’ı hevâsı istikametinde değiştirenlere! AHMED KALKAN |
|
|
|
|
|
|
#2 | ||
|
SİTE YÖNETİCİSİ
![]() Üyelik tarihi: Aug 2007
Yaş: 42
Mesajlar: 14,591
|
Yazıyı okumadan önce oruç tutmama gafletine düşen zavallıları anlatıyor sandım !..
Bu cümleyi şimdiye kadar kurmadım ve düşünsemde açıktan dile getirmiyordum. Ama annemin halini görüpte sapasağlam insanların oruç tutmadığını görünce artık gönül rahatlığı ile söylüyorum.. Annem 60 yaşında babam 70 ve alzhaimer parkinson hastası. Babam bir bebek gibi altına bez bağlıyor annem düşünün ![]() Tek başına hem evin erkeği hem kadını oldu artık. Evlatları gurbette olunca her şey anacığımın omuzlarında malesef. Bu süreç içinde de 2 kez fenalaştı oruçtan dolayı ve buna rağmen orucunu bırakmayan annemi görünce dayanamamıyorum deyip tutmayanlara yazıklar olsun diyorum !... Bu yazıylada gördüğümüz yada fark ettiğimiz şeylerin isbatı olmuş... Rabbim oruçlarımızı gereğieyi ile yerine getirmeyi nasip etsin ve kabul etsin bir paçavra gibi suratımıza çarpmasın inşallah !.. ![]()
|
||
|
|
|
|
|
#3 | |||
|
Yarbay
![]() Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1,451
|
Alıntı:
Rabbim babacığına sağlık, anneciğine babana hizmet edebilmek için dayanma gücü ve sabır versin inşaallah. Ve inşaallah Rabbim paçavra gibi çarpmaz suratımıza yaptığımız acizane ibadetlerimizi. Sağol Hanne abla, çok güzel bir paylaşımdı gerçekten. Ben ağırlıklı olarak, hani şimdi modern insanlar diyorlar ya, çağdaşlar, bu din 14 asır önce geldi (haşa) artık zamanını doldurdu mantığı ile bakan sol kesimin oturduğu, kendini ölmeyecek ve hesaba çekilmeyecek sanan kesimin içerisinde oturuyorum ve başımı pencereden dışarı bile çıkarmak istemiyorum bu mübarek Ramazan günlerinde çünkü kafamı nereye çevirsem ya biri sigara içiyor ya yemek yiyor. Müslümanlığımdan geçtim vallahi Türklüğümden utnır hale geldim, çünkü eskiden ermeniler bile müslümanlar oruç tutuyor, onlara saygısızlık olmasın diye yemezlermiş karşılarında, şimdi bizim sözümona müslüman olduğunu söyleyen Türkler insanların oruçlu olduğunu bile bile aldırış bile etmeden gayet rahatça yemeklerini yiyebiliyorlar. Rabbim bu dini hakkıyla yaşayıp, kendisine hakkıyla kul olmayı cümlemize nasip etsin.
|
|||
|
|
|
|
|
#4 |
|
Çavuş
![]() Üyelik tarihi: May 2010
Mesajlar: 279
|
(c.c.) razı olsun inşallah. Ders çıkarılması gereken bir yazı. Osman ağabeyim, Rabbim ailene sağlık, huzur ve uzun ömürler nasip etsin inşallah. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Acemi ER
![]() Üyelik tarihi: Aug 2007
Yaş: 47
Mesajlar: 15
|
Rabbim tüm hastalara şifa,dertlilere deva,borçlulara eda nasip etsin şu mübarek Ramazan hürmetine.(amin)
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
VIP Üye
![]() Üyelik tarihi: Aug 2007
Yaş: 53
Mesajlar: 2,454
|
[quote=Osman;241720]Annem 60 yaşında babam 70 ve alzhaimer parkinson hastası. Babam bir bebek gibi altına bez bağlıyor annem düşünün
![]() u Teala yar ve yardımcıları olsun. Ecir ve mükafaatlarını eksiksiz ikram eylesin.Rabbim oruçlarımızı gereğieyi ile yerine getirmeyi nasip etsin ve kabul etsin bir paçavra gibi suratımıza çarpmasın inşallah !.. ![]() Amin. |
|
|
|
|
|
#7 | |||
|
Binbaşı
![]() Üyelik tarihi: Aug 2008
Yaş: 36
Mesajlar: 1,165
|
Alıntı:
Paylaşım için teşekkürler Hanne ablacım eline sağlık. doğru yoldan ayırmasın cemil cümlemizi.Osman abicim seninde ailene şifa versin ...
|
|||
|
|
|